Aylık Arşiv: Temmuz 2016

Araba motoru soğutma sistemi nasıl çalışır

Benzinli ya da dizel araçlarda yakıtın yanması ile araç motoru çalışmakta yakıtın yanması ile ortaya çıkan enerji aracı hareket ettirmekte ve ciddi bir sıcaklık ortaya çıkmaktadır. Araçta yakıtın yanması ile ortaya çıkan sıcaklığı sabit bir sıcaklıkta tutmak için aracın motorunda yağ ile karışmayacak şekilde radyatörde bulunan soğutma sıvısı (genelde su kullanılır) devirdaym motoru ile dolaştırılmaktadır. Radyatörden motora gelen su motordaki sıcaklığı kendi bünyesinde tutarak radyatöre götürür ve radyatördeki peteklerle dış ortamla  daha rahat buluştuğu için araç motoru soğur. Kışın kaloriferin geç ısınması bu motorun geç ısınması ve motor içindeki sıvının ısınmaması ve dolayısıyla kalorifere gelen bu suyun sıcaklık getirmemesinden kaynaklanmaktadır.

Araç hızlı gittiği zaman aracın önünde bulunan radyatör hava ile daha fazla temas ettiği için aracın motoru daha fazla soğur. Dikkatinizi çektiyse araçların ön kısımları tamamen kapalı değil şekilleri farklı olsa da bir ızgaraya benzer bir yapıdadır. Yine bu yüzden kışın araçların radyatörü soğuk hava ile daha az temas etmesi için aracın ön kısmına gazete karton ya da farklı malzemeler ile kapatılır.

Aracın motorunu soğutmak için motorda dolaşan soğutma sıvısı tam olarak motoru soğutamadığı zaman radyatör önünde bulunan radyatör fan motoru devreye girer. Böylelikle radyatördeki hava fan yardımıyla daha hızlı ortamla buluşur.

Motor soğutma suyu sıcaklık sensörü nedir, nasıl çalışır;

Motor soğutma suyu sıcaklık sensörünün görevi, soğutma suyu sıcaklığını ölçerek yakıt beslemesini motorun çalışma koşullarına göre ayarlayabilmesi için ECU’ya sinyal voltajı ile iletmektir.

fan muşuru Motor soğutma suyu sıcaklık sensörü

Motor soğutma suyu sıcaklık sensörü

Yukardaki şekilde şematik resmi sunulan soğutma suyu sıcaklık sensörünün yapısında NTC (Negatif Sıcaklık Katsayısı) termistör (ısıl direnç) bulunmaktadır. Bu sensör söz konusu termistör vasıtasıyla soğutma suyu sıcaklığını tespit eder. Termistörler, bir işlem değişkeninin yarım veya bir dereceye kadar olan sıcaklık aralığındaki kontrolüne olanak  tanır. Sensörün yapısındaki termistör, soğutma suyu sıcaklığı ile ters orantılı direnç üretir. Düşük sıcaklıklarda yüksek direnç değeri, yükselen sıcaklıkla da azalan direnç değeri ve bununla orantılı sinyal voltajı ECU’ya iletilir. ECU ise bu direnci izleyerek silindirlerdeki karışımı doğru oranda zenginleştirmek amacıyla motorun ısısını hesaplamaktadır.

Düşük sıcaklık şartlarında yakıtın buharlaşmasının zor olması nedeniyle daha zengin bir karışıma ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenden dolayı, soğutma suyu sıcaklığı düşük iken termistörün direnci artar ve yüksek voltajlı bir sinyal ECU’ya gönderilir. ECU bu sinyali esas alarak soğuk motorun çalışmasını iyileştirebilmek için yakıt enjeksiyon hacmini artırır. Soğutma suyu sıcaklığı yüksek olduğu zaman düşük voltajlı bir sinyal ECU’ya gönderilerek yakıt enjeksiyon hacmi azaltılır. Soğutma maddesi sıcaklığının motor işletme sıcaklığı üst kritik değerine ulaşması durumunda, sensör tarafından iletilen sinyale müteakip ECU fan devresini kumanda eder.

Motor soğutma suyu sıcaklık sensörünün yapısı

Motor soğutma suyu sıcaklık sensörünün yapısı

 

Araçlarda bulunan yağ basınç sensörü nedir nerede bulunur

Araçlarda bulunan sensörler bulundukları bölümde kendi mekanizması ile ilgili durumları aracın beyin denilen verilerin toplandığı kısma iletilir. Bu alanda sensörlerden gelen bilgiler ilgili yerlere gönderilir. Bu verilerin gönderildiği yerlerden biri de aracın gösterge panelidir. Aracın gösterge panelinde arıza bildiriminin öenmine göre farklı renkler ile arıza uyarı bildirimleri yapılmaktadır.

Bu arızalardan belki de araç için en kritik olanlarından biri aracın motor yağ basıncı ile ilgili olan arıza ikaz bildirim sensörüdür. Bu sensör motorda bulunan yağ müşürü ile kontrol edilmektedir. Yağ basınç sensörü, motor yağ basıncı bilgisini elektronik kontrol ünitesine gönderir. Yağ seviye sensörü ise motor yağı seviyesini elektronik kontrol ünitesine bildirerek sürücüyü uyarır. Motor yağ basıncı ve seviyesi değeri elektronik kontrol ünitesi tarafından sürekli olarak takip edilerek gösterge panosuna iletilir. Motorun emniyetli çalışmasına yönelik kritik öneme sahip sensördür. Motor yağ basıncında meydana gelebilecek anormal bir düşme durumunda motor elektronik kontrol ünitesi tarafından sürücüden bağımsız olarak motor durdurulur.

motor yağı seviye ve basınç müşürü nerede

Yukarıdaki resimde sol tarafta motor yağı seviye muşuru (sensörü), sağ tarafta ise yağ basınç sensörünün motor üzerindeki yeri bulunmaktadır.

Motor yağ basıncının düşmesinin sebepleri;

Araç bakımında yağ değişiminin yave kontrolünün yapılmaması,

Motorda bulunan contaların yağı kaçırmasıı,

Motor karterinde kaçak olması,

Motorun yağ yakıyor olması, LPG ile çalışan araçlarda bu durum daha fazla görülür; motorun çevresini, üstünü ve altını kontrol edin, herhangi bir yağ sızıntısı veya yağ oluşumdan dolayı toz kir tutuma durumuna benzer bir şey yoksa, motor yağ yakarak yağ eksiltiyor demektir.

Motorun yağ yakmasının sebebi;

aşınmış segmanlar,

aşınmış subap yuvaları (subap gaydları),

aşınmış subap contaları

Hangi parçanın aşınmış olduğu belirlenip, aşınmış olan parçalar, yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Bu durum motorun komple rektefiye edilmesini, piston-segman-subap setinin değiştirilmesine neden olabilir.

Motor Yağ Pompası Arıza Nedenleri;
Motor yağ basıncı sensörü ikaz lambası yandığında, motor gürültülü bir şekilde çalışıyorsa, motor yağ pompasının bozulmuş olma ihtimali bulunmaktadır. Yapılması gereken sorun giderilene kadar motoru durdurmaktır. Yağ pompasının kesin bozuk olup olmadığı, özel basınç test aletiyle belirlenebilir.  Bu işlem için  araçta bulunan basınç sensörü sökülür, yuvasına test aleti takılır, basınç okunur ve katalog değerlerle kıyaslanır, basınç değerleri normalse, yağ pompası çalışıyor anlamına gelmektedir.

Bosch Şarjlı Matkap Kullanıcı Yorumları İncelemesi

İşimize arada sırada lazım olan şarjlı matkap ya da tornavida sadece bize değil şarjlı olamayan versiyonu milattan önce bile insanlara lazım olmuş olacak ki matkap  ucuna benzer oklar yaparak delici bir hale getirerek ağaç ve deri oyma işleri yapmışlar. Tabi bu günleri görseler çok ağlarlardı herhalde : ) Şükür ki artık normal tornavidanın el ile kullanıldığı bir düşünce bile bizi yoruyor. Şarjlı matkap olsaydı şu tornavida ucu takar işimizi hallederdik diye herkesin aklından geçiyor olmalı. Genellikle herkese ara sıra lazım olan ama kimsenin para verip almak istemediği bir alet olan şarjlı matkap almak için iyi nedenler olmalı. Ya da paylaşmayı çok seviyor olmalısınız.

Bu kadar geyikten sonra nasıl ve hangi marka bir matkap almak gerekir, hangi matkap daha kullanışlıdır, ya da hangisi daha güçlüdür bu sorular göreceli tabi. Önce ihtiyacı belirlemekte fayda var. Ne için şarjlı matkap almalıyım nerede kullanacağım diye iyi düşünmek lazım. Eğer duvar delmek için veya daha çok beton ve sert zeminler için kullanılacaksa güçlü ve darbeli bir matkap alınmalıdır. ne kadar süre aralıklarla kullanılmalıdır. Eğer çok az kullanayım ve uzun yıllar çalışsın diye düşünülüyorsa batarya ömrü kaliteli bir akülü matkap alınmalıdır. Ama çok sık ve uzun süreli kullanılacaksa yedek bataryası olan bir şarzlı matkap alınmalı ki birinin bataryası bitince diğerine zaman kaybetmeden beklemeden geçilebilsin. Şarjlı matkap alırken iyi markalar hangileri diye araştırma yapınca karşınıza belli başlı birkaç marka çıkıyor. Bunlar Bosch, Dewalt, Makita, Black&Decker gibi markalar çıkıyor. Tabi bu markalar biraz pahalı olabilir. Çünkü bunlar profesyonel uzun süreli kullanıcılar için örneğin mobilya kuran işçilerin kullanabileceği tipten. Bir de Bim, a101 gibi mağazalara gelen Atlas marka şarjlı matkaplar bulunuyor. Bunları kullananlar da çok şikayetçi değil sadece daha kalitesiz pil ömrü daha kısa ve malzeme daha kalitesiz. Bunun yanında yaklaşık işinizi görebilir.

Ben fiyat kullanışlılık değerlendirmesi yapıp kendime hepsiburada da satılan bosch marka psr 1200 modelinde bir akülü matkap aldım. Kutunun içinde bir şarjlı matkap ve sadece bir tane üzerinde olan aküsü ve bir de şarj cihazı geldi. Sadece üzerinde bir tarafı düz bir tarafı yıldız olan bir uç geldi. Yedek uç veya delme uçları yoktu. Geldiği zaman hemen denemek istedim fakat bataryası çok az kalmıştı. Birkaç kez çalıştırınca batarya bitti. Şarjlı matkabın bataryasını şarj edip denedim ve beklediğimin üzerinde memnun kaldım. Mobilyayı çok rahat deliyor bunun yanında duvar sıvasını ve altındaki tuğlaları da rahatlıkla delebiliyor ama malesef beton delerken çok zorlanıyor. Ben de yanmasın diye çok zorlamak istemedim. Eğer mobilya montaj veya demontaj, herhangi bir yere vida takmak veya sökmek için kullanılacaksa oldukça faydalı ve pratik. Özellikle mobilya kurulumunda sizi çok rahatlatıyor. Şimdilik çok memnun kaldım. Alacaklara tavsiye edebilirim. Fiyat araştırması iyi yapılmasında fayda var. Çünkü hepsiburada, n11 gibi  online satış sitelerinde ucuz olsa da diğer online güvenilir siteler, takip etmekte fayda var.

Elektrikli çaydanlık alınırken nelere dikkat edilmelidir?

Çay ( sınıflandırma adı: Camellia sinensis), çaygiller (Theaceae) ailesinden olan nemli iklimlerde büyüyen, yaprak ve tomurcukları kullanılarak içecek maddesi yapılan bir bitki türüdür. Yeşil, siyah gibi briçok çeşidiolan ve ülkelerin kültürlerine göre çok farklı hazırlanan bir bitki olan çayın anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olarak bilinmektedir. Çayın tarihi ile ilgili bu kadar bilgiden sonra asıl konumuza gelecek olursak çay nasıl demlenir diye baktığımız zaman herkesin damak tadı farklı olduğu için bu sorunun doğrudan bir cevabı yoktur sanırım.

Çayın demlenmesi ile ilgili ve çayın hangi oranda karıştırılacağı ile ilgili birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler kişilerin damak tadına göre değiştiği için doğru çay karıştırma oranı diye değerlendirmede bulunmak oldukça zordur sanırım. Peki normal çaydanlık ile ocak üzerinde demlenen çay ile elektrikli çaydanlık arasında acaba bir fark bulunuyor mu ve belki de dikkat edilmesi gereken hangi elektrikli çaydanlık alınmalıdır? Çok çay içenler için asıl problem çayın soğuması olduğu için her zaman çaydanlığın altının az da olsa açık olması gerekmektedir. Ama ocakta çok fazla açık kaldığı zaman ocak ateşi belki de fazla olduğu için çayın tadı bozulabilmektedir. Bu yüzden elektrikli çaydanlık alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki nasıl bir elektrikli çaydanlık alınmalıdır ve alırken nelere dikkat edilmelidir?

Elektrikli çaydanlık alırken öncelikle çay ihtiyacınızın hacmine göre bir çaydanlık almakta fayda var. Daha sonra dikkat edilmesi gereken sıcaklığı iyi ayarlamalıdır. Suyu sürekli kaynatmaktansa belirli bir sıcaklıkta tutmalıdır. Ve belki de önemli olanlardan biri de sessiz çalışmasıdır. Elektrikli çaydanlıkların bir çoğu suyu kaynatma sıcaklığına çıkarırken gürültülü bir şekilde kaynatır. Ve bu kaynatmadan sonra sıcaklık düştüğü zaman tekrar sıcaklığı yükseltirken gürültülü çalışmaktadır. Sese hassasiyeti olanlar için dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bunun yanında bazı elektrikli kettle markalarında çaydanlık kısmı cam, porselen ve metal olabilmektedir. Cam dışardan bakıldığı zaman içi görülmektedir. Çay yeni demlenmişken güzel bir görüntü oluştursa da daha sonra içi biraz kirlenince göze çok da hoş gelmeyebilir ve bunun yanında cam çaydanlık kırılmaya veya çatlamaya oldukça müsaittir. Çok dikkatli bir şekilde kullanılmalı ve temizliği yapılmalıdır. Peki hangi marka çaydanlık alınmalıdır? daha önce kullandığımız arçelik çaycı markalı elektrkli ketıldan oldukça memnun kalmıştık. Fakat zamanla alttan su kaçırmaya ve kaynatma düğmesi gevşediği için kaynatma devresi çalışmamaya başladı. Daha sonra cam olan çaydanlık kısmı da kırıldı. Daha sonra Korkmaz marka bir çaydanlık aldık. Korkmaz kettle dan da memnun kalıyoruz bir de gürültülü çalışmasa oldukça mutlu olacağız. Bu kadar çay ile ilgili yazı yazdıktan sonra gereksiz bir karikatürden aklımda kalan bir bölümü paylaşmak size acı verse de kendimi tutamayıp yazacağım. Affınıza sığınıyorum; bir adama bakarım adam mı diye bir lafa bakarım laf mı diye bir de mutfağa bakarım çay var mı diye. Çay severlere afiyet olsun.

C# ile Kapsülleme (encapsulation) Nasıl Yapılır

Yazılımcıların sıklıkla kullandıkları bir yapıdır “encapsulation” veya kapsülleme. Peki nedir bu encapsulation. Kapsülleme belirtilen nesneye  doğrudan erişimi engeller. Peki bunu nasıl yapar. get ve set metotları yardımıyla belirtilen nesneye doğrudan erişilmeyi sağlar ve bunun yanında veri kontrolü yapmamızı sağlar. Örneğin bir ders puanı sıfırdan küçük 100 den büyük olamaz veya bir karalistedeki isimler ile kayıt yapılmamasını sağlar. C# ile bir kapsülleme örneğini oluşturmaya çalışalım. Örnekte bir kişinin doğum tarihi şimdiki tarihe veya önceki bir tarihe eşitse kayıt yapsın şuandan daha ileri tarih yazılırsa default olarak kayıt tarihi eklensin.

Kapsülleme ile bir kontrol mekanizması oluşturulabilir ve kayıt işlemleri daha veritabanına gitmeden önce kontrolü sağlanabilir. Örneğin bir hoca öğrencisini dersten geçirmek için 100 den fazla puan girmek isterse encapsulation da set içinde tanımlanan kontrol ile bu engellenmiş olur. Kayıt set metoduna geldiği zaman (value)  doğum tarihi kontrole edilir ve zaman kontrolü yapılır ve buaradaki kontrole göre get metodunda döndürülür.

Nesne Yönelimli Programlama (OOP)

Yazılım uygulamalarında nesne yönelimlilik veya object oriented programming (OOP) ile yazılım uygulamaları daha az kod yazmak değil ama daha rahat değişiklik ve düzenlemeye imkan sağlaması açısından oldukça önemlidir. Yazılımcıların zaten yazma ile ilgili bir problemi bulunmuyor ve yaz denildiği zaman on binlerce kod yazabilmektedir. Problem olan kısım ise değişikliktedir. Esnek yazılmayan bir uygulama daha sonraki değişikliklere müsaade etmediği için yazılımcının başını çok ağrıtmaktadır. Bu yüzden yazılım başlangıç aşamasında nesne yönelimli olarak yazılmasında fayda vardır. Nesne yönelimli yazılan bir uygulamada kullanıcının istediği değişiklik kısa sürede yapılmaktadır. Örneğin bir class oluşturup yapılacak olan kayıt başlıklarını bu class içinde tutulduğu zamandaha sonra başka bir ilgili kayıt başlığı bu class içine yazılabilir. Bir örnek ile açıklamaya çalışalım.

Örnekte görüldüğü gibi personel adında bir class oluşturulur ve personel ile ilgili yapılması gerekenler bu class içinde belirlenir. Personel bilgileri, personel ile yapılacak örneğin işe alınma, kıdem tazminatı, işten çıkarılma gibi işlemler bu class içinde tanımlanır. Daha sonra yapılması istenilen bir değişiklik olursa bu class içinde kolayca değiştirilebilir. Örnekteki gibi işten IstenCikar işlemi bu class içinde tanımlandıktan sonra bu işlemi form da butona tıklandığı zaman çağırabilir ve aşağıdaki şekilde yazabiliriz.